Özlem Gürses’in Fatih Ergenekon ile YouTube Kanalında yaptığı yayın
Adnan Oktar’dan Tekziptir
28 Mart 2026 tarihinde, gazeteci Özlem Gürses’in YouTube kanalına konuk olarak ilahiyatçı ve programcı Fatih Ergenekon katılmış ve kendisi, çeşitli dini konular hakkında yorumlarda bulunmuştur. Aynı programda gazeteci Özlem Gürses, tanıdık olduğumuz bir üslupla her zamanki gibi konuyu müvekkil Adnan Oktar’a getirmiş ve Sayın Fatih Ergenekon’a yönlendirici bazı sorular sormuştur. Bu sorular doğrultusunda konu, İslam’da Mehdi inancına gelmiş ve Fatih Ergenekon, ne Kuran’da ne de hadislerde Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın gelişine dair hiçbir şey geçmediğini iddia ederek, bu fikri külliyen reddetmiştir.
Mehdiyet, Tüm Semavi Dinlerde Açıkça Haber Verilmiş Bir Gerçektir
KURAN’DA MEHDİ
Sayın Fatih Ergenekon’un kendi dijital yayınlarında sıklıkla değindiği gibi, Kuran, kalp gözü açık olanlara hitap eden bir kitaptır. Dolayısıyla, bir Müslüman olarak Kuran’ı çok iyi bilmek ve içerdiği tüm anlamları iyi anlamak esastır. Kuran, APAÇIK BİR KİTAP OLDUĞU ve HİÇBİR ŞEYİ NOKSAN BIRAKMADIĞI için de, ahir zamana dair tüm işaretler Kuran’da açık şekilde yer almaktadır.
Kuran’da Allah, salih kullarına DÜNYA HAKİMİYETİ vaat etmiştir. Bu, Kuran’ın indirilişinin ardından henüz gerçekleşmemiş bir durum olarak, ileride gerçekleşmesi beklenen bir vaattir. Dünya hakimiyeti, hadislere ve diğer dini kaynaklara göre, Mehdi’nin zuhuru ile gerçekleşecek ve tüm dünya benzersiz bir barış ve huzur ortamına kavuşacaktır. Dolayısıyla, DÜNYA HAKİMİYETİNİ DOĞRUDAN MÜJDELEYEN AYETLER, MEHDİ’NİN ZUHURUNUN AÇIK BİRER DELİLİDİR.
Nur Suresi 55. Ayet
Allah, Kuran’da, Nur Suresi 55. Ayeti önemli bir delil olarak vermiştir:
– Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız –
Ayetteki izahları inceleyecek olursak;
“…Onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak…”
Allah, bu ayette, yeryüzünde güç ve iktidar sahibi olan, yani yeryüzünde hakimiyet kuran kişilerden bahsetmektedir. Bilindiği gibi Kuran’ın indirilişinin öncesinde, doğu ve batı coğrafyasının tümüne hakimiyet kurup dünya hakimiyetini ele geçiren 4 şahıs bulunmaktadır. Bunlardan ikisi kafir (Nemrut ve Buhtunnasr), diğer ikisi de mümin (Hz. Süleyman, Hz. Zülkarneyn) kimselerdir.
Tarih, bu dört lider dışında dünyaya hakim olan bir başka örneğe tanıklık etmemiştir.
Ayette geçmişteki bu şahıslar örnek verilmekte ve “SALİH KULLARA”, TIPKI BU 4 ŞAHSA VERİLEN DÜNYA HAKİMİYETİ GİBİ BİR HAKİMİYETİN VERİLECEĞİ belirtilmektedir. Ayetin indirilmesiyle gerçekleşeceği vaat edilen BU HAKİMİYET HENÜZ GERÇEKLEŞMEMİŞTİR; ileride GERÇEKLEŞECEKTİR.
“…kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak…”
Ayette, Müslümanlar için seçip beğenilen dinin, yani KURAN’DAKİ İSLAM’IN, TÜM MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE YERLEŞİK KILINIP SAĞLAMLAŞTIRILACAĞINDAN bahis vardır. Oysa Sayın Ergenekon’un da takdir edeceği gibi, İslam adına dünyaya hakim olan din çoğunlukla bağnazlıktır. Ayetteki bu ifade ile, BAĞNAZLIĞIN ORTADAN KALKACAĞI VE KURAN’DAKİ GERÇEK DİNİN MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE YERLEŞİK KILINACAĞI VE HATTA SAĞLAMLAŞTIRILACAĞI belirtilmektedir.
Bu durum HENÜZ GERÇEKLEŞMEMİŞTİR; ancak Allah’ın izniyle GERÇEKLEŞECEKTİR.
“…onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir.”
Ayette, İslam ümmetinin KORKULARINDAN SONRA GÜVENLİĞE ERİŞECEKLERİ müjdesi yer almaktadır.
Ancak KORKU, şu anda tüm İslam ümmetini ÇEPEÇEVRE KUŞATMIŞ durumdadır. Üstelik bu durum, tüm dünyanın gözleri önünde yaşanmaktadır. Tüm şeytani planlar, İslam ümmetini hedef almakta, tüm acımasız saldırılar İslam ümmetine yöneltilmektedir. Şu anda İslam camiası, güvenliğe kavuşmak bir yana, gitgide daha vahim bir şekilde abluka altına alınmaktadır.
“Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar”
Ayetin bu bölümünde belirtilen “hiçbir şeyi ortak koşmadan Allah’a ibadet”, ANCAK VE ANCAK MEHDİ DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞECEK BİR DURUMDUR. Allah, Mehdi’yi vesile ederek İslam dinini bidatlerden arındıracaktır. Hz. Mehdi, tüm MEZHEPLERİ KALDIRIP İslam ahlakının halis ve hakiki haliyle yaşanmasını sağlayacaktır.
Bu detaylar İslami kaynaklarda şöyle yer alır:
Hz. Mehdi (as), dini, Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak. Onun düşmanları içtihad alimlerinin taklid edenleri olacak. Çünkü onlar Mehdi’nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler … Onun açık düşmanları fukaha (fıkıh alimleri) olacak. Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak. Hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek. Şayet elinde kılınç (ilim) olmasaydı onun ölümüne fetva verirlerdi. (Kıyamet Alametleri, 186-187)
Hz. Peygamber (sav) en başta İslam’ı nasıl ayakta tuttuysa, Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslam’ı ayakta tutacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 27)
Mehdi kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir. (Kıyamet Alametleri 163)
Nur Suresi 55. ayet, her bir ayrıntısı ile, İSLAM TOPLUMUNUN KURTULUŞ ZAMANINI anlatmaktadır. Bu kurtuluş sadece Müslümanlara değil, tüm dünyaya ulaşacak ve insanlara HER YÖNDEN gelecektir. Bu kurtuluşun da bir KURTARICI vesilesi ile olacağı açıktır. Çünkü İslam ümmetinin böyle bir kurtuluş için, Allah tarafından yaratılmış özel bir mucizeye, bir kurtarıcıya ihtiyacı vardır.
Nitekim Nur Suresi 55. ayet üzerine gelen bir kısım rivayetler, bu durumu doğrulamaktadır:
Ali bin Hasan kanalıyla Ayyaşi tarafından rivayet edildi: Onun yanında bu ayet-i kerime okundu: Onlar Allah’a yemin olsun ki bizim ehli beytin sevenlerindendir. ALLAH BİZDEN BİR ŞAHSIN (HZ. MEHDİ (as)’IN) ELİYLE ONLARA (BUNU) YAPTIRIR. O ŞAHIS İSE BU ÜMMETİN MEHDİSİDİR. (Mecmau’l beyan fi tefsiri’l-Kuran Ebu Ali Eminuddin Fazl, Hasan b. Fazl Tabersi 1986, c:4, sf. 832)
Ayaşi tefsirinde:
Zeynel-Abidin Hz.leri: … (Nur Suresi, 55) ayetini okudu ve şöyle buyurdu: “VAllah! onlar, biz ehl-i beyti sevenlerdir. Allah onlar için bunu muhakkak yapacaktır, bizden birinin eliyle… Kİ O BU ÜMMETİN MEHDİSİ’DİR.”
Enbiya Suresi 105. Ayet
Allah, Enbiya Suresi 105. Ayette de, salih kullarının yeryüzüne mirasçı olacakları bir zamandan bahseder:
“Andolsun Biz Zikir’den (Tevrat) sonra Zebur’da da ‘HİÇ ŞÜPHESİZ, SALİH KULLARIM YERYÜZÜNE MİRASÇI OLACAKLARDIR’ diye yazdık.” (Enbiya Suresi, 105)
Yüce Rabbimizin belirttiği gibi bu gerçek, TEVRAT’TA DA ZEBUR’DA DA HABER VERİLMİŞTİR. Allah, Kendi salih kullarının yeryüzüne hakim olacaklarını, bu şekilde Kuran’da da Müslümanlara haber vermektedir.
Aşağıda detaylarına değineceğimiz gibi, Tevrat, Zebur ve İncil de dahil olmak üzere tüm kutsal kitaplar, Mehdi’nin gelişini müjdelemiş ve ahir zaman ve Mehdi konusuyla ilgili her ayrıntıya kapsamlı olarak yer vermişlerdir. Bu ayet ile kutsal kitaplara atıf yapılmakta ve tıpkı Nur Suresi 55. Ayette olduğu gibi, salih kulların tüm dünyaya hakim olacakları anlatılmaktadır.
Kuran’da işaret edilen bu hakimiyet henüz gerçekleşmemiştir; ama MUTLAKA GERÇEKLEŞECEKTİR.
Bu ayet ile ilgili rivayet edilen hadisler şu şekildedir:
İmam Muhammed Bâkır, bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “BUNLAR, AHİR ZAMANDA ZUHUR EDECEK OLAN HZ. MEHDİ (AS)’IN ASHABIDIR.” (Mecma-ul Beyan Tefsiri) Buradaki (ayette bildirilen) “SALİH KULLAR”, HZ. MEHDİ (AS) VE ARKADAŞLARIDIR. (Hüseyin es-Şirazi, sf. 113)
Saf Suresi, 8. Ayet
Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa ALLAH, KENDİ NURUNU TAMAMLAYICIDIR; kafirler hoş görmese bile. (Saf Suresi, 8)
Allah’ın nurunu tamamlaması, Kendi dinini yeryüzüne hakim kılması anlamını taşır. Allah’a karşı mücadele eden tüm ideolojilerin ve fikirlerin sona ereceği, herkesin kalpten ve gönülden Allah’ın varlığını ve yüceliğini kabul edeceği bir döneme işaret eder. Bu dönem henüz yaşanmamıştır; ancak ayete göre mutlaka yaşanacaktır.
Saf Suresi 8. Ayet ile ilgili aşağıdaki rivayetler, bu konuda açıklayıcıdır:
“Said b. Cubeyr, bu ayetten, Fatımat-üz Zehra selâm’ullahi aleyha’nın neslinden olan HZ. MEHDİ’NİN KASTEDİLDİĞİNİ söylemiştir.” (İhkak-ul Hak, c. 12, s. 175, 178, 179)
Yine diğer bir Ehl-i Sünnet alimi de bu ayeti tefsir ederken şöyle demiştir:
“Mehdi zuhur edince bütün yeryüzünde yaşayanlar ya İslam dinine girecek ya da cizye vermeyi kabul edecekler.” (İhkak-ul Hak, c. 12, s. 175, 178, 179)
Tevbe Suresi, 32 ve 33. Ayetler
Tevbe Suresi 32 ve 33. Ayetlerde de Allah, nurunu tamamlayacağı, yani Kendi dininin yeryüzüne hakim olacağı bir dönemi haber vermiştir.
Şeyh Saduk, Ebu Basir’den şu hadisi rivayet eder:
Hz. İmam Sadık bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır: “Allah’a ant olsun ki, bu ayette zikredilen vaat henüz gerçekleşmiş değildir; KAİM (KIYAM EDECEK OLAN HZ. MEHDİ) ZUHUR EDİNCEYE KADAR DA BU GERÇEKLEŞMEYECEKTİR. (Kemal-ud Din ve Tamam-un Nime, c.2, s.670.
Maide Suresi, 54. Ayet
“Ey İman edenler! İçinizden kim dinden dönerse, Allah (onun yerine), kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşıysa güçlü ve onurlu, Allah’ın yolunda cihat eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir…” (Maide Suresi, 54)
Allah, yeryüzünde insanların çoğunluğu inkar ediyor olsa da, Kendi dinini hakim kılmak için bir topluluk var edeceğini ayetinde haber vermiştir.
İbn-i Ebi Zeyneb-i Nu’mani olarak tanınan Muhammed b. İbrahim, “Gaybet” adlı eserinde Süleyman b. Harun İçli’den şu hadisi rivayet eder:
İmam Sadık aleyhi’s-selâm bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurdular: “ ŞÜPHESİZ, HZ. MEHDİ’NİN BUNU YAPACAK OLAN DOST VE YARDIMCILARI VARDIR; bütün insanlar ortadan kalkmış olsa bile, ALLAH TEALA ONUN YARDIMCILARINI GETİRECEKTİR. Bu ayette sözü edilen topluluk işte onlardır.”
Kasas Suresi, 5. Ayet
Biz ise, YERYÜZÜNDE GÜÇTEN DÜŞÜRÜLENLERE LÜTUFTA BULUNMAK, ONLARI ÖNDERLER YAPMAK VE MİRASÇILAR KILMAK İSTİYORUZ. (Kasas Suresi, 5)
Dünyada şu anda Müslüman camiası, ciddi şekilde sömürülmüş ve güçten düşürülmüş durumdadır. Dolayısıyla, ayette gerçekleşen “Müslümanların önderler haline getirilmesi” durumu gerçekleşmiş değildir. Allah, bu vaadini Mehdi vesilesiyle gerçekleştirecektir.
İbn-i Ebi-l Hadid bu ayetle ilgili şöyle belirtmektedir:
“Bizim büyükler, bu ayetin, BÜTÜN ÜLKELERİ FETHEDECEK BİR İMAMIN ZUHUR EDECEĞİNİN VAADİ olduğu görüşündedirler.” (İhkak-ul Hak, c. 12, s. 378)
HADİSLERDE MEHDİ
Sayın Fatih Ergenekon’un, iyi bir dini bilgisi olmasına rağmen, hadislerde Mehdi’den bahsedilmediğini iddia etmesi şaşırtıcıdır. Bu hususun bir bilgi eksikliğine dayandığı kanaatindeyiz.
Hadislerde Mehdi, fiziksel görünümünden, yapacağı faaliyetlere; doğum şekli ve soyundan, yaşayacağı zorluklara kadar tüm detaylarıyla anlatılmıştır. Mehdi konusu, tüm mezheplerin inançlarında yer almaktadır ve bu inanç, geleneksel muhafazakar anlayışta olup bu konuyu reddetmek isteyenler için bile reddedilemez bir netliktedir.
Dahası, pek çok hadis, Mehdi’nin çıkış alametlerini anlatmaktadır ve BU ALAMETLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ GERÇEKLEŞMİŞ DURUMDADIR. Tahakkuk etmiş olan bu hadisler, son derece belirgin, spesifik olayları tarif etmesi nedeniyle dikkat çekicidirler ve tam olarak içinde bulunduğumuz zamanda gerçekleşmeleri, dahası hadislerin arka arkaya gerçekleşen olaylarla doğrulanması, YAŞADIĞIMIZ DÖNEMİN MEHDİ’NİN ÇIKIŞI ZAMANI YANİ AHİR ZAMAN OLDUĞUNU AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR.
Şunu da belirtmek gerekir ki, Mehdi’nin gelişini haber veren hadisler, namaz, oruç gibi fıkhi konulardaki hadislerden çok daha fazladır ve daha sarihtir. Bu bakımdan Peygamberimizin Mehdiyet konusuna çok önem verdiği de anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili aşağıdaki hadisler örnek olarak verilmektedir. Kutub-i Sitte başta olmak üzere tüm hadis kaynakları, Mehdi’yi ve gelişini tarif eden hadisler içermektedir.
HZ. MEHDİ’NİN DOĞUMUNA VE SOYUNA KADAR TÜM DETAYLAR HADİSLERDE BELİRTİLMİŞTİR
BENİM EHL-İ BEYTİMDEN BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ (AS)) bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez. (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)
HZ. MEHDİ (AS), KIZIM FATIMA’NIN NESLİNDENDİR. (Sünen-i İbn Mace, 10/348)
Hz. Mehdi (as) ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve EHL-İ BEYTİMDEN BİR KİŞİDİR. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)
HZ. MEHDİ (AS), BENİM ÇOCUKLARIMDAN BİRİSİDİR. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)
HZ. Mehdi’nin tanıtıcı bir özelliği de, HZ. HASAN’IN SOYUNDAN GELMESİDİR. “HZ. MEHDİ (AS), FATİMA’NIN EVLATLARINDANDIR VE HASAN’IN SOYUNDANDIR.” (Ebu Davud, Hz. Mehdi (as), 1)
HZ. MEHDİ’NİN DOĞUMU EVDE OLACAKTIR
Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (as) şöyle buyurur: “KÂİM’İMİZİN (HZ. MEHDİ (AS)’IN) DOĞUMU İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR…” (Bihar-ül Envar, c.51, s. 135)
Ayrıca Risaletül huruc ül Mehdi, adlı eserin 69. sayfasında Hz. Mehdi (as)’ın “KARA KÖYÜNDEN ÇIKACAĞI” ifade edilmiştir. (Mustafa Reşit Filizi, Risaletül hurucül. Mehdi, s. 69)HZ. MEHDİ KAFKASYA’DAN GELECEKTİR
Seyyid Ahmed Hüsameddin (ra) İstihraçname’sinde Hz. Mehdi (as)’ın doğuş yeriyle ilgili şöyle bir not düşmüştür: Müslümanlardan bir zat (Hz. Mehdi (as)) gelecek, bu zatın şerefi KAFKASYA’NIN EN ULUDAĞINDAN etrafa Güneş’in şuaı (ışık hüzmeleri gibi) gibi şulenisar olacaktır (etrafa ışıltılar saçacaktır). (Osman Yüksel Serdengeçti, Mabedsiz Şehir, Serdengeçti Neşriyatı: VI, s. 107)
HZ. MEHDİ’NİN AZ KARDEŞİ OLACAKTIR
“KARDEŞİ AZ OLANDIR… ” (Risalet ül Mehdi s. 161)
HZ. MEHDİ BEKAR OLACAKTIR
Mes’ûdî şöyle nakletmektedir: “Ali b. Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza’nın (as) huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam’a şöyle arzetti: “Ey Resulullah’ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru mudur?) İmam (as) cevabında şöyle buyurdu: “Şunu da hadise eklediniz mi: “KÂİM (HZ. MEHDİ (AS)) HARİÇ” (İsbât-ül Vasiye (Mes’udî), s. 201)
HZ. MEHDİ’NİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ HADİSLERDE BELİRTİLMİŞTİR
HZ. MEHDİ (AS)’IN SIRTINDA YAPRAK ŞEKLİNDE BİR BEN VARDIR
HZ. MEHDİ (AS)’IN YÜRÜYÜŞÜ DIŞA DOĞRUDUR
Bir özelliği de yürürken UYLUKLARININ AÇIK VE BİRBİRİNDEN UZAK olmasıdır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 32)
HZ. MEHDİ (AS) ORTA BOYLU OLACAKTIR
Hz. Mehdi (as), ORTA BOYLU olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)
Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad’ın, Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali El-Bakır’dan rivayetine göre, Hz. Ali’ye Hz. Mehdi (as)’ın vasıflarından soruldu, o da şu cevabı verdi: “O (Hz. Mehdi (as)), ORTA BOYLU VE GÜZEL YÜZLÜ BİR GENÇTİR …” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdimin Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
HZ. MEHDİ (AS) HEYBETLİ BİR ŞAHIS OLACAKTIR
O (Hz. Mehdi (as))… heybetli bir şahıstır. (İkdüd dürer)
HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR
(Hz. Mehdi (as)’ın) SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
(Hz. Mehdi (as)’ın) SAKALI SIKTIR. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)
… (Hz. Mehdi (as)’ın) SİYAH SAÇLIDIR. SİYAH SAKALLIDIR. (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)
… (Hz. Mehdi (as)’ın) YÜZÜNÜN NURU, SAÇININ, SAKALININ VE BAŞININ SİYAHLIĞI üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir. (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdimin Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI İSE UZUN OLACAKTIR
HZ. MEHDİ (AS)’IN DİŞLERİ GÜZEL VE PARLAK OLACAKTIR
Hz. Ali (ra)’dan nakledilmiştir: “Hz. Mehdi (as)… ÖN DİŞLERİ PARLAK…”
O (Hz. Mehdi (as)), DİŞLERİ PARLAK… (İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 1699, s.174)
HZ. MEHDİ (AS) ÇEKİK GÖZLÜDÜR
Humrân bin A’yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a şöyle arzettim: … “Hz. Mehdi (as)’ın GÖZLERİ ÇEKİKTİR…” (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 252)
HZ. MEHDİ (AS) AÇIK VE GENİŞ ALINLI OLACAKTIR
Mehdi bendendir… AÇIK ALINLIDIR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)
Allahu Teala, BENİM NESLİMDEN, ALNI AÇIK, YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURARAK MALI VE EŞYAYI İNSANLARA BOL BOL İKRAM EDEN BİR EVLADIMI (Hz. Mehdi (as)’ı) gönderecektir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
HZ. MEHDİ (AS)’IN BURNU KÜÇÜK VE İNCEDİR
ONUN ALNI GENİŞ, BURNU İSE İNCE OLACAKTIR. (Tirmizi; Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5. Cilt, s. 365)
HZ. MEHDİ (AS)’IN KAŞLARI KAVİSLİ OLACAKTIR
(Hz. Mehdi (as)’ın) KAŞI KAVİSLİDİR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri” Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, s. 163)
HZ. MEHDİ (AS)’IN ALNI PARLAK OLACAKTIR
Ebu Said El-Hudri, Allah’ın Elçisi (sav)’den nakleder, “Şüphesiz Yüce Allah benim soyumdan ve Ehli Beytim’den… PARLAK ALINLI BİRİNİ ÇIKARTACAK, böylece o da yeryüzünü adalet, refah ve ekonomik eşitlik ile dolduracak.” [İkdüd Dürer fi Ekber-i Muntazar, s. 101]
HZ. MEHDİ (AS)’IN İKİ KAŞI ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR
Hz. Mehdi (as)’ın… İKİ KAŞ ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR… (Bihar-ül Envar, Cilt:13, s. 243, Farsça tercüme)
HZ. MEHDİ YERYÜZÜNE ADALET VE BARIŞ GETİRECEKTİR
Ona (Hz. Mehdi (as)’a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemî, El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24)
Bu (Emir) de (Hz. Mehdi (as)) insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)
Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o (Hz. Mehdi (as)) geldikten sonra ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)Hz. Mehdi (as)’ın zamanında ADALET O KADAR BOL OLACAK Kİ, ZORLA ALINAN HER MAL SAHİBİNE GERİ İADE EDİLECEKTİR. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 23)KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Hiçbir kimse arasında bir DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. Ve bütün DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Kâimimiz (Mehdi) kıyam edince İNSANLARIN KALBİNDEKİ DÜŞMANLIK VE İHTİLAF SEBEPLERİNİ KÖKTEN KAZIYACAKTIR. Böylece genel bir asayiş ve emniyet meydana gelecektir. (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 336)
SAVAŞ (ERBABI) DA AĞIRLIKLARINI (SİLAH VE MALZEMELERİNİ) BIRAKACAK. (Sünen-i İbn Mace, 10/334)
DÜŞMANLIK VE KİNİ DE KALDIRACAKTIR. Zehirli olan her hayvanın zehri de sökülüp alınacaktır. Hatta küçük oğlan çocuğu, elini yılanın ağzına sokacak da yılan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun-keçi sürüsü içinde sürünün köpeği gibi olacaktır. (Sünen-i İbni Mace, Kitabü-l fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 331-335)
TEVRAT VE İNCİL’DE MEHDİ
İncil, Tevrat ve muteber Musevi kaynaklar, Mehdi’nin gelişi konusunda oldukça fazla detay içermektedirler. Sayın Ergenekon’u yanıltan husus, muhtemelen, söz konusu kaynaklarda “Mehdi” isminin farklı şekillerde ifade edilmesidir. İncil’de, beklenen kurtarıcı olarak Faraklit yer alırken; Tevrat, sözlü Tevrat olarak nitelendirilen Talmud ve muteber Musevi kaynaklar, ahir zamanda gelecek olan kurtarıcıyı Moşiyah olarak isimlendirmiştir.
Musevi kaynakların tümünde, ahir zamanda gelecek olan Moşiyah, tam olarak hadislerde tarif edilen Mehdi’nin özelliklerini taşımaktadır. Bu konuda İslam kaynaklarıyla, Musevi kaynaklarında yapılan tariflerin benzerliği, İncil pasajları, her üç dinin de, dünyanın son zamanında bir kurtarıcının, yani Mehdi’nin çıkacağını belgelediğini göstermektedir.
İncil’de Mehdi: Faraklit
Faraklit’i müjdeleyen İncil pasajları şu şekildedir:
FARAKLİT GELDİĞİNDE BENİM İÇİN ŞAHİTLİK EDECEKTİR ve siz de bana şahitlik edersiniz. (Yuhanna, 15:26-27)
Ben size hakkı söylüyorum. BENİM GİTMEM SİZİN İÇİN HAYIRLIDIR. ÇÜNKÜ BEN GİTMEZSEM FARAKLİT SİZE GELMEZ. AMA BEN GİDERSEM ONU SİZE GÖNDERİRİM. (Yuhanna, 16:7)
FARAKLİT GELDİĞİNDE BÜTÜN ALEMİ HATALARI SEBEBİYLE KINAR VE ONLARI TERBİYE EDER. Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler. Doğruluk konusunda, çünkü Allah’a gidiyorum ve artık beni göremezsiniz. Ve hüküm konusunda, çünkü bu dünyanın reisinde hükmedilmiştir. Size söyleyecek daha çok şeylerim var, fakat şimdi dayanamazsınız. FAKAT O, YANİ HAKİKAT RUHU GELİNCE, SİZE HER HAKİKATE YOL GÖSTERECEK. Zira kendiliğinden söylemeyecektir, fakat her ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir. (Yuhanna, 16:8-13)
Tevrat ve Musevi kaynaklarda Mehdi: Moşiyah
Moşiyah’ın gelişiyle gerçekleşecek olayların bazıları Tevrat’ta ve Musevi kaynaklarda şöyle anlatılmıştır:
Tevrat ve İncil’de Yer Alan Mehdi ile İlgili İzahlar,GERÇEKTİR
Sayın Fatih Ergenekon, eminiz ki Kuran’da yer alan, Tevrat ve İncil ile ilgili ayetlere hakimdir ve Kuran’ın, KENDİSİNDEN ÖNCEKİ KİTAPLARI DOĞRULAYICI olarak gönderilmiş olduğunu bilmektedir. Bu ayetleri hatırlatacak olursak:
YANINIZDA OLAN (TEVRAT)I, DOĞRULAYICI OLARAK İNDİRDİĞİME (KUR’AN’A) İMAN EDİN; onu inkar edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca Ben’den korkun. (Bakara Suresi, 41)
Kuran-ı Kerim, kendisinden önceki kitapların DOĞRULAYICISI olarak indirilmiş ve içindeki ayetlerle, Tevrat ve İncil’de yer alan yanlış yorumları ve eklemeleri DÜZELTMİŞTİR.
Şayet Mehdi/Moşiyah gelmeyecek olsaydı, Tevrat’ta çok fazla pasajda yer alan bu konu da mutlaka KURAN İLE DÜZELTİLİR ve tıpkı “üçleme” yanlışının düzeltilmesi gibi,bu zuhurun doğru olmadığı da açıklanıp düzeltilirdi.
ANCAK KURAN’DA BÖYLE BİR DÜZELTME YOKTUR. Hatta yukarıda açıkladığımız gibi Kuran; Tevrat ve Zebur’a atıfta bulunmakta ve salih kullarının yeryüzünün hakimi olacaklarını belirtmektedir:
“Andolsun Biz Zikir’den (Tevrat) sonra Zebur’da da ‘HİÇ ŞÜPHESİZ, SALİH KULLARIM YERYÜZÜNE MİRASÇI OLACAKLARDIR’ diye yazdık.” (Enbiya Suresi, 105)
BU HAKİMİYET, MEHDİ’NİN (MOŞİYAH’IN) GELİŞİ İLE OLACAKTIR ve bu hakimiyet, hadislerde de Tevrat’ta da, muteber Musevi kaynaklarda da çok geniş ve açık bir şekilde tarif edilmiştir.
Sonuç
Yukarıda müvekkil Adnan Oktar’ın Mehdi konusu ile ilgili görüşleri sunulmuştur.
Mehdi’nin gelişi konusunda deliller son derece açıkken, Fatih Ergenekon gibi ilahiyat bilgisine sahip, aynı zamanda da Kuran temelli düşünen açık görüşlü bir kişinin, Mehdi konusunda bu açıklamaları yapıyor olması şaşırtıcıdır. Günümüzde bazı kişilerin, gerçeği çok iyi bilmelerine rağmen, kendi kişisel hesaplarına uymadığı için Mehdi konusunu reddediyor olduğu bir sır değildir. Ancak Fatih Ergenekon’un, gördüğümüz kadarıyla, söz konusu profile uyan bir dünya görüşü BULUNMAMAKTADIR. Dahası, MEHDİ’NİN GELİŞİNİ BİLMEK VE BU KURTULUŞU UMMAK, GÜZEL BİR HABERDİR; BİR UMUT IŞIĞIDIR. Bu konu, REDDEDİLMESİ DEĞİL, BİLAKİS MÜJDELENMESİ GEREKEN BİR GERÇEKTİR.
Şu durumda bu açıklamaların, Sayın Fatih Ergenekon’un yeterli bilgi sahibi olmamasından kaynaklı olduğunu anlıyoruz. Yukarıdaki bilgilerin kendisine yol gösterici olduğuna inanıyoruz.
Saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 14.04.2026